Ana Sayfa Yazılar Genel
Genel

Yumurtalık Kanseri Genetik midir? Aile Öyküsü Hastalık Riskini Artırır mı?

Blog'a Dön

Yumurtalık Kanseri Her Zaman Kalıtsal mıdır?

Hayır. Yumurtalık kanserlerinin büyük bir bölümü kalıtsal değildir ve yaşam boyunca sonradan gelişen genetik değişiklikler sonucunda ortaya çıkar.

Bununla birlikte, bazı hastalarda kalıtsal gen mutasyonları hastalık gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle özellikle aile öyküsü bulunan kişilerde genetik değerlendirme gündeme gelebilir.

Genetik Faktörler Yumurtalık Kanseri Riskini Nasıl Etkiler?

Vücudumuzdaki bazı genler, hücrelerin büyümesini ve çoğalmasını kontrol eden mekanizmalarda görev alır. Bu genlerde meydana gelen kalıtsal değişiklikler, bazı kanser türlerinin gelişme olasılığını artırabilir.

Yumurtalık kanseri ile en sık ilişkilendirilen genler arasında BRCA1 ve BRCA2 yer almaktadır. Bu genlerdeki mutasyonlar yalnızca yumurtalık kanseriyle değil, meme kanseri başta olmak üzere bazı diğer kanser türleriyle de ilişkilendirilebilir.

Ancak bu gen mutasyonlarının bulunması, kişinin kesin olarak kanser olacağı anlamına gelmez. Sadece toplum ortalamasına göre riskin artabileceğini gösterir.

Ailede Hangi Kanserlerin Bulunması Önemlidir?

Risk değerlendirmesi yapılırken yalnızca yumurtalık kanseri değil, aile bireylerinde görülen diğer bazı kanser türleri de dikkate alınır.

Özellikle;

gibi hastalıkların aile öyküsü önem taşıyabilir.

Birinci derece akrabalarda (anne, baba, kardeş, çocuk) bu hastalıkların bulunması, genetik danışmanlık açısından değerlendirme gerektirebilir.

Kimler Genetik Danışmanlık İçin Değerlendirilebilir?

Her yumurtalık kanseri hastasının genetik test yaptırması gerekmeyebilir. Ancak bazı durumlarda uzman hekim genetik danışmanlık önerebilir.

Örneğin;

gibi durumlarda ileri değerlendirme planlanabilir.

Genetik Test Sonucu Ne Anlama Gelir?

Genetik test sonucunda mutasyon saptanması, kişinin mutlaka kanser olacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde test sonucunun normal olması da riskin tamamen ortadan kalktığını göstermez.

Bu nedenle test sonuçları mutlaka genetik danışmanlık konusunda deneyimli uzmanlar tarafından değerlendirilmeli ve kişiye özel takip planı oluşturulmalıdır.

Aile Öyküsü Yoksa Risk Yok mudur?

Hayır.

Yumurtalık kanseri tanısı alan birçok kadının ailesinde benzer bir hastalık öyküsü bulunmayabilir.

Bu nedenle yalnızca aile öyküsüne güvenerek değerlendirme yapmak doğru değildir. Uzun süren karın şişkinliği, pelvik ağrı, erken doyma hissi veya sık idrara çıkma gibi belirtiler ortaya çıktığında uzman değerlendirmesi önemlidir.

Riski Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Genetik yatkınlık değiştirilemese de genel sağlık açısından fayda sağlayabilecek bazı yaşam tarzı önerileri bulunmaktadır.

Bunlar arasında;

yer almaktadır.

Bu öneriler, genel sağlık açısından olumlu katkılar sağlayabilir ancak hastalığı tamamen önlediği söylenemez.

Erken Farkındalık Neden Önemlidir?

Yumurtalık kanseri için toplum genelinde uygulanan standart bir tarama programı bulunmamaktadır. Bu nedenle özellikle risk grubundaki bireylerin belirtiler konusunda bilinçli olması ve önerilen takip programlarına uyması önemlidir.

Risk değerlendirmesi, kişinin yaşına, aile öyküsüne ve genel sağlık durumuna göre bireysel olarak yapılmalıdır.


Yumurtalık kanseri vakalarının önemli bir kısmı kalıtsal olmasa da, bazı kişilerde genetik faktörler hastalık gelişme riskini artırabilir. Ailede yumurtalık veya meme kanseri öyküsü bulunan bireylerde risk değerlendirmesi ve gerektiğinde genetik danışmanlık önem taşıyabilir. Düzenli kontrollerin sürdürülmesi ve uzun süre devam eden belirtilerin ihmal edilmemesi, erken değerlendirme açısından değer taşır.


Prof. Dr. Selçuk Erkılınç

Prof. Dr. Selçuk Erkılınç

Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi uzmanı. 17 yıllık hekimlik deneyimi, 45+ akademik yayını ve profesörlük akademik unvanı ile kadın sağlığı alanında öncü çalışmalar yürütmektedir.

Randevu Al