Jinekolojik Kanserler Nasıl Gelişir?
Kanser, normal bir hücrenin bir anda kanser hücresine dönüşmesiyle ortaya çıkan tek aşamalı bir hastalık değildir. Hücrelerin çoğalmasını, hasarlı hücrelerin ortadan kaldırılmasını ve DNA bütünlüğünün korunmasını sağlayan mekanizmalarda zaman içerisinde gelişen değişikliklerin birikmesi sonucunda ortaya çıkar.
Rahim kanseri, yumurtalık kanseri, rahim ağzı kanseri ve diğer jinekolojik kanserlerde bu değişikliklerin türü birbirinden farklı olabilir. Ancak temel olarak hücrenin çoğalma, ölme, yaşlanma ve DNA hasarını onarma mekanizmaları arasındaki dengenin bozulması söz konusudur.
Normal Hücreler Nasıl Kontrol Altında Tutulur?
Vücudumuzdaki hücre sayısı sürekli olarak kontrol edilir. Yeni hücrelerin oluşması ile yaşlanan veya hasarlanan hücrelerin ortadan kaldırılması arasında bir denge vardır.
Bazı dokular sürekli yenilenmek zorundadır. Kemik iliği, deri ve gastrointestinal sistem buna örnektir. Buna karşılık karaciğer, kas ve beyin gibi bazı dokularda hücreler daha uzun ömürlüdür ve hücre çoğalması daha seyrek gerçekleşir.
Bu farklılıklara rağmen normal hücrelerin ne zaman çoğalacağı oldukça sıkı biçimde düzenlenir.
Hücre Döngüsü Nedir?
Bir hücrenin bölünerek yeni hücreler oluşturabilmesi için belirli aşamalardan geçmesi gerekir. Buna hücre döngüsü adı verilir.
Özellikle hücrenin DNA'sını kopyalamaya başlamadan önce önemli kontrol noktaları bulunur. Rb ve E2F proteinleri, siklinler, siklin bağımlı kinazlar (CDK) ve bunları baskılayan proteinler bu kontrol sisteminin önemli parçalarıdır.
Basit bir ifadeyle hücrenin içinde hem “çoğal” hem de “dur” sinyalleri bulunmaktadır.
Normal hücrede bu iki sistem dengededir.
Kanser Hücreleri Neden Kontrolsüz Çoğalır?
Kanser gelişiminde bu hassas denge bozulabilir.
Hücre çoğalmasını artıran genlerin aktivitesinin artması söz konusu olabilir. Bunlara onkogenler adı verilir.
Bunun tersine, hücrenin gereksiz veya kontrolsüz şekilde çoğalmasını engelleyen tümör baskılayıcı genlerin işlevi kaybolabilir.
Bazı kanserlerde her iki mekanizma birlikte ortaya çıkar.
Sonuç olarak hücreye gelen büyüme sinyalleri, büyümeyi durduran sinyallerden daha güçlü hale gelir ve hücre normal kontrol mekanizmalarından giderek bağımsızlaşır.
Kanser Sadece Hızlı Hücre Çoğalması Değildir
Kanser denildiğinde çoğu zaman yalnızca çok hızlı çoğalan hücreler düşünülür. Oysa kanser biyolojisi bundan çok daha karmaşıktır.
Bir tümörün büyümesinde;
hücre çoğalmasının artması, hücre ölümünün azalması, DNA hasarının birikmesi, hücresel yaşlanmadan kaçış ve hasarlı hücrelerin yaşamaya devam etmesi birlikte rol oynayabilir.
Bu nedenle iki farklı jinekolojik kanser mikroskop altında benzer görünse bile biyolojik davranışları aynı olmayabilir.
Kanser Hücresi Neden Ölmez?
Normal koşullarda ağır şekilde hasarlanmış bir hücrenin yaşamaya devam etmesi istenmez. Vücudumuz bu hücreleri ortadan kaldırabilecek mekanizmalara sahiptir.
Bunların en önemlilerinden biri apoptozis, yani programlanmış hücre ölümüdür.
Apoptozis aktif ve kontrollü bir süreçtir. Hücre içerisindeki bazı enzimler aktive olur, DNA parçalanır ve hasarlı hücre çevresindeki dokulara mümkün olduğunca zarar vermeden ortadan kaldırılır.
Kanser hücreleri ise zaman içerisinde bu ölüm sinyallerine direnç geliştirebilir. Böylece normalde ortadan kaldırılması gereken genetik olarak hasarlı hücreler yaşamaya ve çoğalmaya devam edebilir.
DNA Hasarı ile Kanser Arasındaki İlişki
Hücrenin DNA'sında hasar oluşması her zaman kanser gelişeceği anlamına gelmez.
Normal hücrelerde DNA hasarı meydana geldiğinde hücre döngüsü durdurulabilir. Böylece hücreye DNA'yı onarması için zaman kazandırılır.
Hasar başarılı şekilde onarılırsa hücre yaşamına devam edebilir.
Ancak DNA hasarı onarılamayacak düzeydeyse hücrenin programlanmış hücre ölümüyle ortadan kaldırılması gerekir.
Bu sistem, kanser gelişimine karşı vücudumuzun en önemli savunma mekanizmalarından biridir.
p53 Neden Önemlidir?
Bu kontrol sisteminin en önemli oyuncularından biri TP53 tümör baskılayıcı genidir.
p53 proteini DNA hasarı geliştiğinde hücre döngüsünün durdurulmasına yardımcı olur. Böylece DNA'nın onarılması için zaman kazanılır.
Hasar düzeltilemiyorsa p53 hücrenin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunabilir.
Bu nedenle p53, hücrenin genetik bütünlüğünün korunmasında son derece önemli bir role sahiptir. Kanserlerde TP53 ile ilişkili bozuklukların sık görülmesinin temel nedenlerinden biri de budur.
Apoptozis, Nekroz ve Otofaji Arasındaki Fark Nedir?
Hücre ölümü tek bir şekilde gerçekleşmez.
Apoptozis, kontrollü ve enerji gerektiren programlanmış hücre ölümüdür.
Nekrozda hücrenin bütünlüğü bozulur, hücre içeriği çevre dokulara yayılabilir ve daha belirgin bir inflamatuvar yanıt ortaya çıkabilir.
Otofaji ise hücrenin stres altında kendi içerisindeki bazı yapı ve organelleri parçalayarak yeniden kullanmaya çalıştığı daha karmaşık bir süreçtir. Bazı koşullarda hücrenin hayatta kalmasını sağlarken bazı koşullarda hücre ölümüne kadar ilerleyebilir.
Kanser hücresinin bu mekanizmaları nasıl kullandığı tümörün davranışını ve tedaviye verdiği yanıtı etkileyebilir.
Kanser Hücreleri Nasıl Sürekli Çoğalabilir?
Normal hücrelerin sonsuza kadar bölünme kapasitesi yoktur. Her hücre bölünmesinde kromozomların uçlarında bulunan telomer adı verilen yapılar giderek kısalır.
Belirli bir noktadan sonra hücre yaşlanır ve bölünme kapasitesini kaybeder. Buna hücresel senesens denir.
Kanser hücrelerinin önemli özelliklerinden biri bu sınırlamadan kaçabilmeleridir.
Birçok kanser hücresinde telomeraz adı verilen enzimin aktivitesi artabilir. Telomeraz, telomerlerin aşırı kısalmasını önleyerek kanser hücresinin bölünmeye devam edebilmesine katkıda bulunabilir.
Telomeraz aktivitesi yumurtalık, rahim ağzı ve rahim kanserleri dahil birçok kanser türünde gösterilmiştir.
Bu Bilgiler Jinekolojik Kanser Tedavisini Neden Etkiliyor?
Günümüzde jinekolojik kanserlerin değerlendirilmesinde yalnızca tümörün hangi organdan geliştiğine bakılması yeterli değildir.
Tümörün biyolojik özellikleri, genetik değişiklikleri, DNA onarım mekanizmaları ve hücresel sinyal yolları bazı hastalarda tedavi seçeneklerini ve hastalığın davranışını etkileyebilir.
Bu nedenle rahim, yumurtalık, rahim ağzı veya diğer jinekolojik kanserlerden şüphelenildiğinde değerlendirme yalnızca bir kitlenin veya patoloji sonucunun varlığı üzerinden yapılmamalıdır. Hastalığın yaygınlığı, patolojik özellikleri, hastanın yaşı, aile öyküsü ve gerektiğinde moleküler/genetik özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
İzmir'de Jinekolojik Kanser Değerlendirmesi
Prof. Dr. Selçuk Erkılınç, jinekolojik kanser şüphesi bulunan veya jinekolojik kanser tanısı alan hastaları İzmir Mavişehir'deki muayenehanesinde değerlendirmektedir.
Rahim kanseri, yumurtalık kanseri, rahim ağzı kanseri ve diğer jinekolojik kanserlerde tedavi planı; hastalığın tipi ve yaygınlığının yanı sıra hastanın genel durumu ve fertilite beklentisi gibi kişisel özellikler dikkate alınarak oluşturulur.
Cerrahi gereken hastalarda açık cerrahinin yanı sıra uygun hastalarda laparoskopik, robotik, vajinal veya vNOTES gibi minimal invaziv cerrahi seçenekleri de değerlendirilir. Amaç yalnızca kanseri tedavi etmek değil, hastaya uygun cerrahi yaklaşımı belirlemektir.