Vulva Kanseri Nedir?
Vulva kanseri, kadın dış genital bölgesinden gelişen nadir bir jinekolojik kanserdir. Kadın genital sistem kanserlerinin yaklaşık %5'ini oluşturur.
Vulva dışarıdan görülebilen ve muayenesi kolay bir bölge olmasına rağmen vulva kanserinde tanının gecikmesi önemli bir sorun olmaya devam etmektedir.
Bunun nedenlerinden biri hastaların vulvada ortaya çıkan:
- Kaşıntı
- Yanma
- Yara
- Renk değişikliği
- Deride kalınlaşma
- Ele gelen kitle
gibi bulguları uzun süre enfeksiyon, mantar veya basit bir dermatolojik problem olarak değerlendirebilmesidir.
Özellikle iyileşmeyen vulvar lezyonlarda erken muayene ve gerektiğinde vulvar biyopsi tanının gecikmesini önleyebilir.
Vulva Kanseri En Sık Hangi Tiptedir?
Vulva kanserlerinin yaklaşık %85–90'ını skuamöz hücreli karsinom oluşturur.
Daha nadir görülen vulva maligniteleri arasında:
- Bazal hücreli karsinom
- Vulvar melanom
- İnvaziv Paget hastalığı
- Bartholin bezi kanseri
- Vulvar sarkomlar
yer alır.
Dolayısıyla vulvada saptanan her malign lezyon aynı biyolojik davranışı göstermez. Kesin tanı için histopatolojik değerlendirme gereklidir.
Vulva Kanseri Hangi Yaşlarda Görülür?
Vulva kanseri klasik olarak ileri yaş kadınların hastalığıdır.
Ancak son yıllarda özellikle HPV ile ilişkili vulvar prekanseröz lezyonların daha genç kadınlarda görülmesi nedeniyle vulvar kanserin yaş dağılımında da değişiklikler dikkati çekmektedir.
Burada önemli bir ayrım vardır:
Vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN) daha genç yaşlarda giderek daha sık görülürken, invaziv vulva kanseri riski yaş ilerledikçe artar.
Kaynakta invaziv kanser riskinin özellikle 50 yaşından sonra daha hızlı yükseldiği belirtilmektedir.
Vulva Kanseri Neden Olur?
Vulva kanseri tek bir nedene bağlı gelişmez.
Günümüzde vulvar skuamöz hücreli kanser gelişiminde iki temel yol olduğu kabul edilmektedir.
Bunlardan biri:
HPV ile ilişkili yol
diğeri ise:
HPV'den bağımsız yoldur.
Bu iki grup farklı yaşlarda ortaya çıkar ve farklı prekanseröz lezyonlarla ilişkilidir.
HPV ile İlişkili Vulva Kanseri
HPV ilişkili vulva kanseri daha çok genç kadınlarda görülür.
Bu grupta özellikle:
yüksek riskli HPV enfeksiyonu ve sigara kullanımı
önemli risk faktörleridir.
Vulva kanserlerinin yaklaşık %40'ı HPV pozitiftir.
HPV pozitif invaziv vulva kanserlerinin ise yaklaşık %85'i HPV-16 ile ilişkilidir.
Bu oran HPV-16'nın yalnızca rahim ağzı kanserinde değil, vulva kanserinde de ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
HPV Aşısı Vulva Kanserinden Korur mu?
HPV aşılarının temel amacı yüksek riskli HPV enfeksiyonlarını ve bunların neden olduğu prekanseröz lezyonları önlemektir.
HPV ile ilişkili vulva kanserlerinin önemli bölümünün HPV-16 kaynaklı olması nedeniyle profilaktik HPV aşılarının vulva kanseri sıklığını da azaltması beklenmektedir.
Kaynakta HPV aşılamasının toplam invaziv vulva kanseri insidansını yaklaşık üçte bir oranında azaltma potansiyeline sahip olduğu, koruyucu etkinin genç kadınlarda daha da belirgin olabileceği belirtilmektedir.
Vulvar İntraepitelyal Neoplazi (VIN) Nedir?
VIN, vulva derisindeki hücrelerde gelişen prekanseröz değişiklikleri ifade eder.
Ancak günümüzde VIN'in tek bir hastalık olmadığı bilinmektedir.
Klasik olarak VIN 1, VIN 2 ve VIN 3 şeklinde kullanılan eski sınıflandırma, hastalığın gerçek biyolojik davranışını yeterince yansıtmadığı için değiştirilmiştir.
Özellikle VIN 1 terimi artık kullanılmamaktadır.
Çünkü VIN 1'in mutlaka kanser öncüsü olduğunu veya VIN 1 → VIN 2 → VIN 3 → kanser şeklinde düzenli bir ilerleme bulunduğunu gösteren yeterli kanıt yoktur.
VIN Kaça Ayrılır?
Kaynağın kullandığı ISSVD sınıflamasında skuamöz VIN iki temel gruba ayrılır:
Usual tip VIN
HPV ile ilişkilidir.
Warty, bazaloid veya mikst morfolojide olabilir ve daha çok genç kadınlarda görülür.
Diferansiye VIN
HPV ile ilişkili değildir.
Genellikle daha ileri yaştaki kadınlarda görülür ve sıklıkla liken sklerozus veya diğer kronik vulvar dermatozlarla birliktedir.
Bu ayrım önemlidir çünkü iki VIN tipi aynı kanserleşme riskine sahip değildir.
Diferansiye VIN Neden Önemlidir?
Diferansiye VIN (dVIN) klinik olarak özellikle önemlidir çünkü HPV ilişkili VIN'e kıyasla invaziv vulva kanserine ilerleme riski daha yüksektir.
Farklı çalışmalarda bildirilen risk oranları değişmekle birlikte kaynakta yer alan prospektif verilerde malign dönüşüm:
usual VIN için yaklaşık %5,7,
diferansiye VIN için yaklaşık %32
olarak bildirilmiştir.
Dolayısıyla dVIN küçük veya klinik olarak çok belirgin olmayan bir lezyon şeklinde görünse bile önemsiz kabul edilmemelidir.
Tedavi Edilmeyen VIN Kansere Dönüşür mü?
Her VIN mutlaka kansere dönüşmez.
Ancak özellikle yüksek dereceli ve tedavi edilmemiş lezyonlarda progresyon riski vardır.
Kaynakta verilen bir seride tedavi edilmeyen VIN 2–3 hastalarının %62,5'inde 1,1–7,3 yıl içerisinde invaziv malign hastalığa ilerleme görülmüştür.
Tedavi edilen kadınlarda ise malign progresyon oranı %3,8 olarak bildirilmiştir.
Bu veriler VIN tanısının yalnızca “takip edilecek bir deri değişikliği” olarak görülmemesi gerektiğini göstermektedir.
HPV'den Bağımsız Vulva Kanseri
Vulva kanserlerinin diğer önemli grubu HPV'den bağımsız gelişir.
Bu tip:
- Daha ileri yaştaki kadınlarda görülür.
- HPV enfeksiyonu ile ilişkili değildir.
- Sigara ile ilişkisi belirgin değildir.
- Klasik HPV ilişkili VIN sıklıkla bulunmaz.
Buna karşılık tümörün çevresinde:
liken sklerozus, skuamöz hiperplazi ve diferansiye VIN
gibi kronik vulvar değişiklikler bulunabilir.
Bu nedenle özellikle menopoz sonrası kadınlarda uzun süredir devam eden vulvar kaşıntı ve cilt değişikliklerinin değerlendirilmesi önemlidir.
Liken Sklerozus Vulva Kanserine Dönüşür mü?
Liken sklerozus, vulvada kronik inflamasyon, kaşıntı, ciltte beyazlaşma ve anatomik değişikliklere yol açabilen bir vulvar dermatozdur.
Liken sklerozus bulunan her kadın vulva kanseri geliştirmez.
Ancak hastalık özellikle diferansiye VIN ve skuamöz hiperplazi gibi değişikliklerle birlikte olduğunda vulvar skuamöz hücreli kanser gelişimi açısından önem taşır.
Kaynakta HPV ile ilişkili olmayan vulva kanserlerinin yaklaşık %32'sinde liken sklerozus birlikteliği bildirilmiştir.
Bu nedenle liken sklerozus tanısı alan hastaların uygun tedavi ve uzun dönem takip altında olması önemlidir.
Liken Sklerozusta Hangi Değişiklikler Şüphelidir?
Liken sklerozusu bulunan bir hastada:
- Yeni gelişen yara
- İyileşmeyen ülser
- Deride belirgin kalınlaşma
- Yeni gelişen nodül veya kitle
- Kanama
- Renk değişikliği
- Tedaviye rağmen devam eden lokalize kaşıntı
- Önceden var olmayan farklı görünümlü bir alan
saptanması durumunda yeniden değerlendirme gerekir.
Şüpheli bölgeden vulvar punch biyopsi yapılması gerekebilir.
Vulva Kanseri Neden Geç Tanı Alabilir?
Vulva dışarıdan görülebilen bir organ olmasına rağmen tanıda gecikme şaşırtıcı şekilde sık görülebilir.
Bunun önemli nedenlerinden biri vulvar kanserin başlangıç bulgularının sık görülen benign vulvar hastalıklarla karıştırılabilmesidir.
Örneğin uzun süre devam eden kaşıntı:
“mantar enfeksiyonu”
veya
“alerji”
olarak değerlendirilebilir.
Ancak özellikle menopoz sonrası dönemde inatçı vulvar kaşıntı veya iyileşmeyen bir vulvar lezyon varsa doğrudan görülerek değerlendirilmesi ve gerektiğinde biyopsi yapılması önemlidir.
Vulva Kanseri Tanısı Nasıl Konur?
Kesin tanı biyopsi ile konur.
Vulvada şüpheli alan görülmesi halinde çoğu zaman küçük bir doku örneğinin alınması yeterlidir.
Bu işlem vulvar punch biyopsi şeklinde yapılabilir.
Biyopsi sonucunda:
- VIN
- Diferansiye VIN
- Skuamöz hücreli karsinom
- Melanom
- Paget hastalığı
- Diğer vulvar tümörler
birbirinden ayrılabilir.
Kanser saptanırsa tümörün boyutu, invazyon derinliği, yerleşimi ve kasık lenf nodları değerlendirilerek tedavi planlanır.
Vulva Kanseri Tedavisi Değişti mi?
Evet.
Vulva kanseri cerrahisi geçmişte günümüze göre çok daha radikaldi.
Eskiden vulvanın geniş şekilde çıkarılması ile birlikte her iki kasıktaki lenf nodlarının ve bazı hastalarda pelvik lenf nodlarının tek parça halinde çıkarıldığı büyük ameliyatlar uygulanıyordu.
Bu ameliyatlarda:
yara açılması, enfeksiyon, lenfödem ve uzun hastanede yatış
önemli sorunlardı.
Yaklaşık 1980'lerden itibaren vulva kanseri tedavisinde önemli bir paradigma değişikliği yaşandı.
Modern yaklaşımın temel prensibi:
gereken onkolojik tedaviyi uygularken gereksiz cerrahi morbiditeden kaçınmaktır.
Vulvayı Koruyucu Cerrahi Yapılabilir mi?
Uygun hastalarda evet.
Tek odaklı ve uygun yerleşimli erken evre vulva kanserlerinde geçmişte uygulanan geniş radikal vulvektomi yerine daha sınırlı ve vulvayı koruyucu cerrahi uygulanabilir.
Amaç yeterli onkolojik sınırlarla tümörü çıkarmak ancak gereksiz doku kaybını önlemektir.
Bu yaklaşım:
- Yara iyileşmesi
- Vücut görüntüsü
- Cinsel fonksiyon
- Üriner fonksiyon
- Yaşam kalitesi
açısından önemli avantajlar sağlayabilir.
Her Vulva Kanserinde Kasık Lenf Nodları Çıkarılır mı?
Hayır.
Tümörün invazyon derinliği ve diğer özellikleri lenf nodu cerrahisinin gerekli olup olmadığını belirler.
Kaynakta stromal invazyonu 1 mm veya daha az olan T1 tümörlerde kasık lenf nodu diseksiyonunun gerekli olmadığı belirtilmektedir.
Daha invaziv erken evre hastalıkta ise lenf nodlarının değerlendirilmesi gerekebilir.
Sentinel Lenf Nodu Biyopsisi Nedir?
Sentinel lenf nodu, tümörden gelen lenfatik akımın ilk ulaştığı lenf nodudur.
Uygun seçilmiş erken evre vulva kanseri hastalarında sentinel lenf nodu saptanarak yalnızca bu nodların çıkarılması mümkün olabilir.
Sentinel lenf nodunun negatif olması durumunda bazı hastalarda kapsamlı kasık lenf nodu diseksiyonundan kaçınılabilir.
Bunun en önemli amacı:
lenfödem, yara problemi ve diğer kasık cerrahisi komplikasyonlarını azaltmaktır.
Ancak sentinel lenf nodu biyopsisi her vulva kanseri hastasına uygun değildir. Tümörün büyüklüğü, tek veya çok odaklı olması, yerleşimi ve kasık lenf nodlarının klinik durumu dikkate alınarak hasta seçimi yapılmalıdır.
Tek Taraflı Kasık Lenf Nodu Cerrahisi Yeterli Olabilir mi?
Uygun lateral yerleşimli erken evre vulva kanserlerinde evet.
Tümör orta hattan yeterince uzakta ve ipsilateral lenf nodları negatifse bazı hastalarda karşı kasığın rutin olarak opere edilmesi gerekmeyebilir.
Bu yaklaşım da cerrahi morbiditeyi ve özellikle lenfödem riskini azaltmaya yöneliktir.
Her Hastaya Pelvik Lenf Nodu Diseksiyonu Yapılır mı?
Hayır.
Modern vulva kanseri tedavisinde rutin pelvik lenfadenektomi terk edilmiştir.
Lenf nodu tedavisi hastalığın yaygınlığı ve kasık lenf nodlarının durumuna göre bireyselleştirilir.
İleri Evre Vulva Kanserinde Çok Büyük Ameliyatlar Her Zaman Gerekir mi?
Hayır.
Geçmişte anüs, rektum veya proksimal üretrayı tutan ileri vulva kanserlerinde pelvik ekzenterasyon gibi çok geniş ameliyatlar daha sık uygulanıyordu.
Günümüzde uygun seçilmiş hastalarda ameliyat öncesi veya definitif radyoterapi/kemoradyoterapi kullanılarak bu kadar radikal cerrahilerden kaçınmak mümkün olabilir.
Bu nedenle ileri evre vulva kanserinde de tedavi yalnızca “ne kadar geniş ameliyat yapılabilir?” sorusuna göre planlanmamalıdır.
Cerrahi, radyoterapi ve sistemik tedavi seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir.
Vulva Kanserinde Doğru Cerrahi Neden Önemlidir?
Vulva kanseri cerrahisinde iki uçtan da kaçınmak gerekir:
Yetersiz cerrahi kanser kontrolünü bozabilir; gereğinden geniş cerrahi ise hastada ciddi ve kalıcı morbidite oluşturabilir.
Modern tedavinin amacı tümörün:
- Boyutuna
- Yerleşimine
- İnvazyon derinliğine
- Orta hatta uzaklığına
- Kasık lenf nodlarının durumuna
göre cerrahiyi kişiselleştirmektir.
Bu nedenle vulva kanseri tanısı alan bir hastada ilk cerrahi planın jinekolojik onkoloji prensiplerine göre yapılması önemlidir.
Vulvada Geçmeyen Kaşıntı Varsa Ne Yapılmalı?
Vulvar kaşıntının büyük bölümü kanserden kaynaklanmaz.
Enfeksiyonlar, dermatolojik hastalıklar, liken sklerozus ve irritasyon çok daha sık nedenlerdir.
Ancak özellikle:
uzun süren, tekrarlayan, tek bölgede belirginleşen veya tedaviye rağmen düzelmeyen kaşıntı
varsa vulva doğrudan muayene edilmelidir.
Şüpheli bir alan görülmesi durumunda küçük bir vulvar biyopsi, uzun süre farklı tedaviler denenmesinden çok daha hızlı şekilde kesin tanıya ulaşılmasını sağlayabilir.
Vulva Kanseri Hakkında Sık Sorulan Sorular
Vulva kanserinin en sık belirtisi nedir?
Vulva kanserinde uzun süren kaşıntı, yanma, iyileşmeyen yara, ülser, deride kalınlaşma, renk değişikliği veya ele gelen kitle görülebilir. Bu belirtilerin çoğu iyi huylu vulvar hastalıklarda da görülebilir. Ancak özellikle tedaviye rağmen geçmeyen veya tek bir bölgede devam eden şikâyetlerde vulvanın muayene edilmesi önemlidir.
Vulvada geçmeyen kaşıntı kanser belirtisi olabilir mi?
Evet, ancak vulvar kaşıntının büyük bölümü kanserden kaynaklanmaz. Enfeksiyonlar ve liken sklerozus gibi dermatolojik hastalıklar çok daha sık nedenlerdir. Bununla birlikte özellikle menopoz sonrası dönemde uzun süren ve tedaviye rağmen düzelmeyen vulvar kaşıntı varsa muayene ve gerektiğinde biyopsi yapılmalıdır.
Vulvada iyileşmeyen yara kanser olabilir mi?
Olabilir. Özellikle birkaç hafta içerisinde iyileşmeyen, giderek büyüyen, kanayan, sertleşen veya görünümü değişen vulvar lezyonların değerlendirilmesi gerekir. Kesin tanı yalnızca görünümle değil, gerektiğinde vulvar biyopsi ile konur.
Vulva kanseri hangi yaşlarda görülür?
Vulva kanseri daha çok ileri yaştaki kadınlarda görülür ve invaziv kanser riski özellikle 50 yaşından sonra artar. Bununla birlikte HPV ile ilişkili vulvar prekanseröz lezyonlar ve bazı vulva kanserleri daha genç kadınlarda da ortaya çıkabilir.
Vulva kanseri HPV'den olur mu?
Vulva kanserlerinin tamamı HPV'ye bağlı değildir. Kaynakta vulva kanserlerinin yaklaşık %40'ının HPV pozitif olduğu belirtilmektedir. HPV pozitif invaziv vulva kanserlerinin yaklaşık %85'i HPV-16 ile ilişkilidir.
HPV negatif bir kadında vulva kanseri gelişebilir mi?
Evet. Vulva kanserinin önemli bir bölümü HPV'den bağımsız gelişir. Bu kanserler daha çok ileri yaştaki kadınlarda görülür ve diferansiye VIN ile liken sklerozus gibi kronik vulvar hastalıklarla ilişkili olabilir.
HPV aşısı vulva kanserinden korur mu?
HPV aşısı, yüksek riskli HPV tiplerine bağlı vulvar prekanseröz lezyonların ve dolayısıyla HPV ilişkili vulva kanserlerinin gelişme riskini azaltabilir. Ancak vulva kanserlerinin tamamı HPV'ye bağlı olmadığı için HPV aşısı tüm vulva kanserlerini önlemez.
VIN nedir?
Vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN) vulva epitelinde gelişen prekanseröz hücresel değişiklikleri ifade eder. VIN tek bir hastalık değildir. HPV ile ilişkili ve HPV'den bağımsız gelişen farklı biyolojik tipleri bulunmaktadır.
VIN 1, VIN 2 ve VIN 3 terimleri hâlâ kullanılıyor mu?
Eski sınıflamada VIN 1, VIN 2 ve VIN 3 terimleri kullanılıyordu. Ancak VIN 1'in kanser gelişimine giden biyolojik sürecin zorunlu bir basamağı olmadığı anlaşıldığı için VIN 1 terimi artık kullanılmamaktadır. Günümüzde vulvar prekanseröz lezyonların HPV ilişkisi ve biyolojik özellikleri daha fazla önem taşımaktadır.
Diferansiye VIN nedir?
Diferansiye VIN (dVIN) genellikle HPV'den bağımsız gelişen ve daha çok ileri yaştaki kadınlarda görülen vulvar prekanseröz bir lezyondur. Liken sklerozus gibi kronik vulvar dermatozlarla birlikte bulunabilir ve invaziv skuamöz hücreli vulva kanserine ilerleme riski nedeniyle önemlidir.
VIN mutlaka kansere dönüşür mü?
Hayır. Her VIN lezyonu kansere dönüşmez. Ancak özellikle tedavi edilmeyen yüksek riskli lezyonlarda invaziv kansere ilerleme görülebilir. Bu nedenle VIN'in tipi, hastanın yaşı, lezyonun özellikleri ve biyopsi sonucu birlikte değerlendirilerek uygun tedavi ve takip planlanmalıdır.
Liken sklerozus vulva kanserine dönüşür mü?
Liken sklerozusu bulunan kadınların büyük çoğunluğunda vulva kanseri gelişmez. Bununla birlikte liken sklerozus, özellikle diferansiye VIN ve skuamöz hiperplazi gibi değişikliklerle birlikte olduğunda HPV'den bağımsız vulva kanseri gelişimi açısından önem taşır. Bu nedenle düzenli takip gerekir.
Liken sklerozusta hangi belirtilerde biyopsi gerekir?
Önceden olmayan bir yara, ülser, sertleşme, nodül, belirgin deri kalınlaşması, kanama veya farklı görünümlü yeni bir alan gelişmesi durumunda biyopsi düşünülebilir. Uygun tedaviye rağmen belirli bir bölgede devam eden şikâyet de yeniden değerlendirme gerektirir.
Vulvar biyopsi nasıl yapılır?
Şüpheli bölgeden lokal anestezi altında küçük bir doku örneği alınır. Sıklıkla punch biyopsi yöntemi kullanılabilir. Alınan doku patolojik incelemeye gönderilir. Böylece benign deri hastalıkları, VIN ve invaziv vulva kanseri birbirinden ayırt edilebilir.
Vulvar biyopsi ağrılı mıdır?
İşlem öncesinde bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Bu nedenle biyopsi sırasında belirgin ağrı beklenmez. Biyopsi sonrasında kısa süreli hassasiyet veya hafif kanama görülebilir.
Vulva kanserinin en sık görülen tipi hangisidir?
Vulva kanserlerinin yaklaşık %85–90'ını skuamöz hücreli karsinom oluşturur. Melanom, bazal hücreli karsinom, invaziv Paget hastalığı, Bartholin bezi kanseri ve sarkomlar daha nadirdir.
Vulva kanserinde vulvanın tamamı alınır mı?
Hayır. Modern vulva kanseri cerrahisinde her hastaya geniş radikal vulvektomi uygulanmaz. Uygun erken evre ve tek odaklı tümörlerde vulvayı koruyucu daha sınırlı cerrahi yapılabilir. Amaç kanseri yeterli cerrahi sınırla çıkarmak ve gereksiz doku kaybından kaçınmaktır.
Vulva kanserinde her iki kasıktaki lenf nodları alınır mı?
Hayır. Lenf nodu cerrahisi tümörün invazyon derinliği, büyüklüğü ve yerleşimine göre planlanır. Çok yüzeyel invaziv tümörlerde kasık lenf nodu cerrahisi gerekmeyebilir. Uygun lateral tümörlerde ise karşı kasığın rutin olarak opere edilmesinden kaçınılabilir.
Sentinel lenf nodu vulva kanserinde kullanılabilir mi?
Evet. Uygun seçilmiş erken evre vulva kanseri hastalarında sentinel lenf nodu biyopsisi uygulanabilir. Sentinel nodların negatif bulunması bazı hastalarda tam kasık lenf nodu diseksiyonundan kaçınılmasını sağlayabilir.
Sentinel lenf nodunun avantajı nedir?
Tam kasık lenf nodu diseksiyonuna göre daha sınırlı bir cerrahidir. Uygun hastalarda onkolojik değerlendirme sağlanırken lenfödem, yara açılması, enfeksiyon ve diğer kasık cerrahisi komplikasyonlarının azaltılması amaçlanır.
Vulva kanserinde lenfödem gelişir mi?
Özellikle geniş kasık lenf nodu diseksiyonu yapılan hastalarda bacaklarda lenfödem gelişebilir. Modern tedavide uygun hastalarda sentinel lenf nodu gibi daha sınırlı yöntemlerin kullanılmasının önemli amaçlarından biri bu riski azaltmaktır.
İleri evre vulva kanserinde mutlaka çok büyük bir ameliyat gerekir mi?
Hayır. Geçmişte rektum, anüs veya üretra tutulumu bulunan bazı hastalarda pelvik ekzenterasyon gibi çok geniş ameliyatlar daha sık uygulanıyordu. Günümüzde uygun hastalarda radyoterapi ve kemoradyoterapi kullanılarak organ kaybına yol açabilecek çok radikal ameliyatlardan kaçınmak mümkün olabilir.
Vulva kanserinde erken tanı neden önemlidir?
Erken tanı yalnızca sağkalım açısından değil, uygulanacak cerrahinin kapsamı açısından da önemlidir. Küçük ve erken evrede saptanan uygun tümörlerde daha koruyucu cerrahi uygulanabilir ve bazı hastalarda kapsamlı kasık lenf nodu diseksiyonundan kaçınılabilir.
Vulvada şüpheli bir lezyon için hangi doktora başvurulmalıdır?
İyileşmeyen vulvar yara, uzun süren kaşıntı, renk değişikliği, sertleşme veya kitle varsa kadın hastalıkları ve doğum değerlendirmesi yapılabilir. VIN veya vulva kanseri şüphesi bulunan hastalarda jinekolojik onkoloji değerlendirmesi, biyopsinin doğru bölgeden alınması ve kanser saptanması durumunda cerrahinin doğru planlanması açısından önemlidir.