Yumurtalık Kanseri Tedavi Sonrası Takip: CA-125, BT ve PET-BT
Yumurtalık kanseri ameliyatı ve kemoterapisi tamamlandıktan sonra hastaların en sık sorduğu sorulardan biri:
“Kanserin tamamen geçtiğini nasıl anlayacağız?”
İleri evre yumurtalık kanserinde başarılı bir sitoredüktif cerrahi ve sonrasında uygulanan kemoterapiyle birçok hastada tedavi sonunda klinik ve radyolojik olarak hastalık bulgusu saptanmayabilir.
Ancak hiçbir kan testi veya görüntüleme yöntemi tek başına vücutta mikroskobik düzeyde kanser hücresi kalmadığını kesin olarak gösteremez.
Bu nedenle tedavi sonrası değerlendirmede:
- hastanın şikâyetleri,
- fizik muayene,
- CA-125,
- gerektiğinde BT,
- seçilmiş durumlarda PET-BT veya diğer görüntüleme yöntemleri
birlikte değerlendirilir.
Tedavi Sonunda Hastalık Görülmemesi Ne Demektir?
Ameliyat ve kemoterapi tamamlandıktan sonra muayene, tümör belirteçleri ve görüntülemelerde kanser bulgusu saptanmayabilir.
Bu oldukça olumlu bir durumdur.
Ancak:
“Görüntülemede tümör yok” ile “vücutta tek bir kanser hücresi bile kalmadı” aynı şey değildir.
Özellikle çok küçük hacimli veya mikroskobik hastalık görüntüleme yöntemlerinin çözünürlüğünün altında kalabilir.
Bu nedenle yumurtalık kanseri tedavisi bittikten sonra takip devam eder.
Second-Look Ameliyat Nedir?
Geçmişte yumurtalık kanseri tedavisi tamamlandıktan sonra hastalığın tamamen ortadan kalkıp kalkmadığını anlamak amacıyla yeniden karın içine girilerek yapılan ameliyata second-look operasyonu denirdi.
Bu ameliyatta görünürde hastalığı olmayan hastalarda karın içi sistematik olarak değerlendirilir ve biyopsiler alınırdı.
Ancak bu yaklaşım günümüzde rutin olarak uygulanmamaktadır.
Tedavi sonrasında yalnızca hastalık kalıp kalmadığını kontrol etmek amacıyla yeniden ameliyat yapılması standart takip yöntemi değildir.
Yumurtalık Kanseri Takibinde CA-125 Kullanılır mı?
Evet, özellikle tanı sırasında CA-125 yüksek olan hastalarda yararlı olabilir.
CA-125'in kemoterapi sırasında azalması genellikle tedavi yanıtıyla paralellik gösterir.
Tedavi sonrasında tekrar yükselmeye başlaması ise hastalığın yeniden aktivite kazanabileceğini düşündürebilir.
Ancak CA-125'in önemli bir sınırlaması vardır:
Normal CA-125, hastalığın kesinlikle olmadığı anlamına gelmez.
CA-125 Normalse Kanser Tamamen Geçmiş midir?
Hayır.
CA-125 normal sınırlarda olsa bile küçük hacimli veya mikroskobik hastalık bulunabilir.
Geçmişte second-look ameliyatların rutin uygulandığı dönemlerde yapılan çalışmalar bunu açık şekilde göstermiştir.
CA-125 yüksekliğinin persistan hastalık açısından güçlü bir uyarıcı olduğu görülürken, normal CA-125'in hastalık olmadığını göstermekte çok daha yetersiz olduğu gösterilmiştir.
Bu nedenle:
CA-125 normal = kesin olarak kanser yok
şeklinde yorum yapılmamalıdır.
CA-125 Yüksekse Kanser Kesin Tekrarlamış mıdır?
CA-125 yüksekliği özellikle daha önce CA-125 salgılayan yumurtalık kanserlerinde nüks açısından önemli bir bulgudur.
Ancak CA-125 yalnızca yumurtalık kanserine özgü değildir.
Başka benign veya malign durumlarda da yükselebilir.
Bu nedenle yükselen CA-125:
- önceki değerlerle,
- artışın sürekliliğiyle,
- hastanın şikâyetleriyle,
- muayene bulgularıyla,
- gerektiğinde görüntülemeyle
birlikte değerlendirilmelidir.
CA-125 Kemoterapi Sırasında Nasıl Değişir?
Başlangıçta CA-125 yüksek olan hastalarda tedavi etkili olduğunda değer genellikle düşer.
Bu nedenle seri CA-125 ölçümleri kemoterapi yanıtının izlenmesine yardımcı olabilir.
Buna karşılık tedavi devam ederken CA-125'in sürekli yükselmesi tedavinin yeterli olmadığını veya hastalığın ilerlediğini düşündürebilir.
Ancak tedavi değişikliği kararı yalnızca tek bir CA-125 sonucuna dayanılarak verilmemelidir.
CA-125'in İki Katına Çıkması Ne Anlama Gelir?
Klinik araştırmalarda CA-125 ile hastalık progresyonunu standartlaştırmak amacıyla belirli kriterler geliştirilmiştir.
Özellikle daha önce yüksek olup normalleşen veya tedavi sırasında hiçbir zaman normalleşmeyen CA-125 değerlerinde üst normal sınırın veya en düşük değerin belirli ölçüde üzerine çıkması ve bunun tekrar ölçümle doğrulanması progresyon değerlendirmesinde kullanılabilir.
Ancak bu kriterler özellikle klinik araştırmalarda standardizasyon amacı taşır.
Hastanın günlük klinik yönetiminde CA-125 değeri tek başına değerlendirilmez.
CA-125 Yükselince Hemen Kemoterapi Başlanmalı mı?
Her zaman hayır.
Bu yumurtalık kanseri takibindeki en önemli noktalardan biridir.
Tedavisi tamamlanmış ve şikâyeti olmayan bir hastada yalnızca CA-125'in yükselmeye başlaması nedeniyle kemoterapiye erken başlamanın yaşam süresini uzatıp uzatmadığı araştırılmıştır.
CA-125 yükselmesine dayanarak tedaviye erken başlanması ile klinik veya semptomatik nüks ortaya çıktığında tedavi başlanması karşılaştırıldığında erken kemoterapinin sağkalım avantajı gösterilmemiştir.
Bu nedenle:
“CA-125 yükseldi, hemen kemoterapi başlamalıyız.”
yaklaşımı her hasta için doğru değildir.
O Zaman CA-125 Takibi Gereksiz mi?
Hayır.
CA-125 hâlâ yararlı bir tümör belirtecidir.
Özellikle başlangıçta yüksek olan hastalarda:
- tedavi yanıtının izlenmesi,
- nüks şüphesinin değerlendirilmesi,
- görüntüleme zamanlamasının belirlenmesine yardımcı olması
açısından değerli olabilir.
Ancak hastaya CA-125 takibinin avantajları ve sınırlılıkları anlatılmalıdır.
CA-125 yükselmesinin klinik bulgulardan aylar önce ortaya çıkabileceği ve bunun her zaman hemen tedavi başlanmasını gerektirmediği bilinmelidir.
Yumurtalık Kanseri Takibinde Her Kontrolde BT Çekilir mi?
Hayır.
BT yumurtalık kanseri değerlendirmesinde çok önemli bir görüntüleme yöntemidir; ancak her kontrolde rutin olarak BT çekilmesi gerekli değildir.
Görüntüleme özellikle:
- yeni şikâyet gelişmesi,
- muayenede şüpheli bulgu,
- CA-125 yükselmesi,
- nüks şüphesi,
- yeniden cerrahi veya sistemik tedavi planlanması
durumlarında gündeme gelebilir.
BT Küçük Yumurtalık Kanseri Odaklarını Gösterir mi?
Her zaman göstermez.
BT:
- asiti,
- büyük kitleleri,
- belirgin lenf nodlarını,
- birçok peritoneal metastazı
gösterebilir.
Ancak özellikle küçük hacimli peritoneal hastalık görüntülemede gözden kaçabilir.
Bu nedenle normal BT sonucu mikroskobik hastalığın kesin olarak bulunmadığını göstermez.
PET-BT Yumurtalık Kanseri Takibinde Kullanılır mı?
Seçilmiş hastalarda evet.
PET-BT metabolik olarak aktif tümör odaklarının saptanmasına yardımcı olabilir.
Özellikle:
CA-125 yükseliyor ancak standart görüntüleme hastalığın yerini gösteremiyorsa
PET-BT yararlı olabilir.
Ancak PET-BT de kusursuz değildir.
Enfeksiyon ve inflamasyon gibi kanser dışı durumlar FDG tutulumu göstererek yalancı pozitif sonuçlara neden olabilir.
PET-BT Her Kontrolde Çekilmeli mi?
Hayır.
PET-BT rutin takipte her hastaya ve her kontrolde uygulanması gereken bir inceleme değildir.
Daha çok klinik bir soruya cevap vermek amacıyla seçilmiş durumlarda kullanılır.
Örneğin:
- CA-125 yükselmesi,
- BT'nin belirsiz olması,
- nüksün yerinin belirlenmesi,
- yeniden cerrahi düşünülen hastada hastalığın dağılımının değerlendirilmesi
gibi durumlarda yararlı olabilir.
CA-125 Yükseliyor Ama BT Normal Çıkıyorsa Ne Yapılır?
Bu durum yumurtalık kanseri takibinde görülebilir.
Bunun nedeni CA-125'in henüz görüntüleme yöntemleriyle gösterilemeyecek kadar küçük hacimli hastalıkta yükselmeye başlaması olabilir.
Böyle bir durumda hastanın:
- CA-125 trendi,
- semptomları,
- önceki kanserinin özellikleri,
- tedavinin üzerinden geçen süre
birlikte değerlendirilir.
Gerekirse görüntüleme tekrarlanabilir veya seçilmiş hastalarda PET-BT kullanılabilir.
PET-BT Nüks Ameliyatına Karar Vermede Kullanılabilir mi?
Evet, seçilmiş hastalarda yardımcı olabilir.
Yumurtalık kanseri tekrar ettiğinde bazı hastalarda sekonder sitoredüktif cerrahi düşünülebilir.
Böyle bir ameliyat planlanıyorsa hastalığın:
- kaç bölgede bulunduğu,
- karın içinde yaygın olup olmadığı,
- karın dışı metastazların bulunup bulunmadığı
önemlidir.
PET-BT bazı hastalarda hastalığın dağılımını daha iyi göstererek cerrahi hasta seçimine katkı sağlayabilir.
MR Yumurtalık Kanseri Takibinde Kullanılabilir mi?
MR belirli klinik durumlarda kullanılabilir.
Özellikle:
- BT kontrast maddesine karşı ciddi alerji,
- belirli anatomik bölgelerin daha ayrıntılı değerlendirilmesi,
- BT'de belirsiz bulgular
durumlarında MR tercih edilebilir.
Ancak hangi görüntüleme yönteminin kullanılacağı hastanın klinik durumuna göre belirlenmelidir.
Yumurtalık Kanseri Nüksünün Belirtileri Nelerdir?
Nüks her hastada aynı şekilde ortaya çıkmaz.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında:
- yeni başlayan veya artan karın şişliği,
- karın veya kasık ağrısı,
- erken doyma,
- iştahsızlık,
- açıklanamayan kilo kaybı,
- bağırsak alışkanlıklarında değişiklik,
- kabızlık,
- bulantı veya kusma,
- nefes darlığı,
- yeni gelişen idrar yakınmaları
bulunabilir.
Bu belirtilerin bulunması mutlaka kanserin tekrar ettiği anlamına gelmez ancak değerlendirilmesi gerekir.
Yumurtalık Kanseri Nüks Ederse Yeniden Ameliyat Yapılabilir mi?
Seçilmiş hastalarda evet.
Nüks yumurtalık kanserinde yeniden ameliyat kararı bütün hastalar için uygun değildir.
Değerlendirmede:
- ilk tedaviden sonra geçen süre,
- hastalığın dağılımı,
- hastanın genel durumu,
- önceki ameliyatın sonucu,
- nüksün tamamen çıkarılma ihtimali,
- sistemik tedavi seçenekleri
birlikte değerlendirilir.
Sekonder sitoredüktif cerrahinin temel amacı da seçilmiş hastalarda görünür nüks hastalığın tamamen çıkarılmasıdır.
Yumurtalık Kanseri Takibinde En Önemli Şey CA-125 midir?
Hayır.
Takip yalnızca bir laboratuvar değerinin izlenmesi değildir.
İyi bir takip:
hastanın şikâyetleri + klinik değerlendirme + gerektiğinde CA-125 + uygun görüntüleme
birlikte kullanılarak yapılır.
CA-125 değerine tek başına odaklanmak gereksiz kaygıya veya gereksiz erken tedaviye yol açabilir.
İzmir'de Yumurtalık Kanseri Tedavi Sonrası Takibi
Prof. Dr. Selçuk Erkılınç, yumurtalık, fallop tüpü ve primer peritoneal kanser nedeniyle tedavi görmüş hastaların takiplerini İzmir Mavişehir'de gerçekleştirmektedir.
Takip sırasında:
- hastanın yakınmaları,
- fizik ve jinekolojik muayene,
- CA-125 seyri,
- gerektiğinde BT, MR veya PET-BT,
- önceki cerrahi ve kemoterapi bilgileri
birlikte değerlendirilir.
Nüks şüphesi bulunan hastalarda sistemik tedavinin yanı sıra sekonder sitoredüktif cerrahiye uygunluk da değerlendirilir.
Gerekli jinekolojik onkoloji operasyonlarını gerçekleştirmektedir.
Sık Sorulan Sorular
CA-125 normalse yumurtalık kanseri kesin olarak yok mudur?
Hayır. Normal CA-125 küçük hacimli veya mikroskobik hastalığı dışlamaz.
CA-125 yükselmesi kanserin tekrar ettiği anlamına gelir mi?
Nüks açısından önemli bir uyarı olabilir ancak tek başına tanı koydurmaz.
CA-125 yükselince hemen kemoterapi başlanır mı?
Her zaman hayır. Yalnızca CA-125 yükselmesine dayanarak kemoterapiye erken başlamanın sağkalımı uzattığı gösterilmemiştir.
Yumurtalık kanseri takibinde CA-125 bakılır mı?
Özellikle başlangıçta CA-125 yüksek olan hastalarda takipte kullanılabilir. Ancak sonuç klinik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.
Her kontrolde BT gerekir mi?
Hayır. Görüntüleme hastanın şikâyetlerine, muayene bulgularına ve nüks şüphesine göre planlanır.
BT normal olduğu halde kanser olabilir mi?
Evet. Özellikle küçük hacimli peritoneal hastalık BT'de görünmeyebilir.
PET-BT ne zaman gerekir?
Özellikle CA-125 yükselirken standart görüntüleme belirsiz veya negatifse ve nüksün yerinin belirlenmesi tedavi planını değiştirecekse kullanılabilir.
PET-BT kesin sonuç verir mi?
Hayır. İnflamasyon ve enfeksiyon gibi durumlarda yalancı pozitif sonuçlar görülebilir.
Second-look ameliyat hâlâ yapılıyor mu?
Tedavi sonrasında yalnızca hastalık kalıp kalmadığını görmek amacıyla rutin second-look ameliyat günümüzde uygulanmamaktadır.
Yumurtalık kanseri tekrar ederse yeniden ameliyat olabilir miyim?
Seçilmiş hastalarda sekonder sitoredüktif cerrahi düşünülebilir. En önemli konulardan biri nüks hastalığın tamamen çıkarılabilir olup olmadığıdır.