Ana Sayfa Yazılar Genel
Genel

Yumurtalık Kanseri Risk Faktörleri: Kimler Risk Altında, Korunmak Mümkün mü?

Blog'a Dön

Yumurtalık Kanseri Risk Faktörleri: Kimler Risk Altında, Korunmak Mümkün mü?

Yumurtalık kanseri açısından kimler daha fazla risk altındadır? CA-125 ve ultrasonla erken tanı mümkün müdür? Doğum kontrol hapları riski azaltır mı? Ailesinde meme veya yumurtalık kanseri olan kadınlar ne yapmalıdır?

Yumurtalık kanseri tek bir nedene bağlı gelişmez. Yaş, genetik yatkınlık, aile öyküsü ve üreme öyküsü gibi birçok faktör riski etkiler.

Ancak önemli bir nokta vardır:

Risk faktörüne sahip olmak yumurtalık kanseri gelişeceği anlamına gelmez.

Benzer şekilde hiçbir belirgin risk faktörünün bulunmaması da yumurtalık kanseri gelişmeyeceğini garanti etmez.

Yumurtalık Kanseri En Sık Hangi Yaşta Görülür?

Epitelyal yumurtalık kanseri ağırlıklı olarak ileri yaşlarda görülür.

Hastalık özellikle menopoz sonrası dönemde daha sık hale gelir ve invaziv epitelyal over kanserinin görülme sıklığı yaşla birlikte belirgin şekilde artar.

Buna karşılık genç kadınlarda yumurtalıkta saptanan kitlelerin büyük çoğunluğu malign değildir.

Genç Yaşta Yumurtalık Kanseri Olur mu?

Olabilir ancak epitelyal yumurtalık kanseri genç yaşlarda çok daha nadirdir.

Özellikle 20 yaşından önce görülen malign yumurtalık tümörlerinde germ hücreli tümörler daha önemli hale gelir.

Bu nedenle genç bir kadındaki yumurtalık kitlesi ile menopoz sonrası bir kadındaki yumurtalık kitlesi aynı risk profiliyle değerlendirilmez.

Hastanın yaşı, ultrason görünümü ve tümör belirteçleri birlikte ele alınmalıdır.

Menopoz Sonrası Yumurtalık Kitlesi Daha mı Risklidir?

Genel olarak malignite olasılığı menopoz sonrası dönemde daha yüksektir.

Ancak:

“Menopoz sonrası yumurtalık kisti = kanser”

şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.

Menopoz sonrası kadınlarda da çok sayıda benign adneksiyal lezyon görülür.

Asıl önemli olan kitlenin:

gibi özellikleridir.

Yumurtalık Kanseri Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

Yumurtalık kanseri riskini etkileyebilen başlıca faktörler şunlardır:

Bu faktörlerin etkisi aynı düzeyde değildir.

Özellikle kalıtsal genetik yatkınlık, klinik açıdan çok daha önemli bir risk faktörüdür.

Yumurtlamanın Yumurtalık Kanseriyle İlişkisi Var mı?

Uzun yıllardır yumurtalık kanseri gelişiminde yaşam boyunca gerçekleşen ovulasyon sayısının etkili olabileceği düşünülmektedir.

Ovulasyon sırasında yumurtalık yüzeyinde tekrarlayan değişiklikler meydana gelir.

Bu gözlem;

gibi ovulasyon sayısını azaltan durumların neden yumurtalık kanseri riskinde azalmayla ilişkili olabileceğini açıklamak için kullanılmıştır.

Ancak günümüzde özellikle yüksek dereceli seröz kanserlerin önemli bir bölümünün yumurtalık yüzeyinden değil, fallop tüpünün fimbrial ucundan gelişmeye başladığını biliyoruz.

Dolayısıyla yumurtalık kanserinin biyolojisi eski “tekrarlayan ovulasyon” teorisinden daha karmaşıktır.

Doğum Yapmak Yumurtalık Kanseri Riskini Azaltır mı?

Evet.

Doğum yapmış kadınlarda yumurtalık kanseri riski genel olarak hiç doğum yapmamış kadınlara göre daha düşüktür.

Doğum sayısı arttıkça koruyucu etkinin artabildiğini gösteren epidemiyolojik veriler bulunmaktadır.

Ancak bu bilgi bireysel bir korunma yöntemi olarak değerlendirilmemelidir.

İnfertilite Yumurtalık Kanseri Riskini Artırır mı?

Uzun süreli infertilite bazı çalışmalarda artmış yumurtalık kanseri riskiyle ilişkilendirilmiştir.

Burada önemli bir ayrım vardır:

Risk artışının infertilite tedavisinden mi yoksa infertilitenin kendisinden ve altında yatan hastalıklardan mı kaynaklandığı uzun yıllar araştırılmıştır.

Endometriozis gibi infertiliteye neden olabilen bazı hastalıkların belirli yumurtalık kanseri alt tipleriyle ilişkili olması da bu değerlendirmeyi karmaşık hale getirir.

Tüp Bebek İlaçları Yumurtalık Kanserine Neden Olur mu?

Mevcut veriler, fertilite ilaçlarının tek başına invaziv yumurtalık kanserinde belirgin bir artışa neden olduğunu göstermek için yeterli değildir.

İnfertilitesi bulunan kadınlarda görülen bazı risk farklılıklarının:

gibi faktörlerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

Dolayısıyla:

“Tüp bebek tedavisi yumurtalık kanseri yapar.”

şeklinde genelleme yapmak doğru değildir.

Doğum Kontrol Hapları Yumurtalık Kanseri Riskini Azaltır mı?

Evet.

Kombine oral kontraseptif kullanımı yumurtalık kanseri riskinde azalmayla ilişkilidir.

Koruyucu etkinin kullanım süresi uzadıkça arttığını gösteren güçlü epidemiyolojik veriler bulunmaktadır.

Yaklaşık beş yıl veya daha uzun süreli kullanımın yumurtalık kanseri riskini anlamlı ölçüde azaltabildiği gösterilmiştir.

Bu koruyucu etkinin ilaç bırakıldıktan sonra da uzun süre devam edebildiğine ilişkin veriler vardır.

Ancak bu durum:

“Her kadın yumurtalık kanserinden korunmak için doğum kontrol hapı kullanmalıdır.”

anlamına gelmez.

Doğum kontrol haplarının kişiye özgü yararları ve riskleri vardır ve kullanım kararı tıbbi değerlendirme sonrasında verilmelidir.

Tüplerin Bağlanması Yumurtalık Kanseri Riskini Azaltır mı?

Tüp ligasyonu yumurtalık kanseri riskinde azalmayla ilişkilendirilmiştir.

Günümüzde yüksek dereceli seröz over kanserlerinin önemli bölümünün fallop tüpünün fimbrial ucundan geliştiğinin anlaşılması, tüplerin yumurtalık kanserinin oluşumundaki rolünü daha da önemli hale getirmiştir.

Salpenjektomi Yumurtalık Kanseri Riskini Azaltabilir mi?

Günümüzde başka bir nedenle pelvik cerrahi yapılan ve gelecekte gebelik istemeyen uygun kadınlarda opportunistik bilateral salpenjektomi, yani yumurtalıkları koruyarak her iki tüpün çıkarılması, yumurtalık/tüp kanseri riskini azaltmaya yönelik bir strateji olarak değerlendirilebilir.

Örneğin uygun hastalarda:

sırasında tüplerin çıkarılması gündeme gelebilir.

Burada amaç yumurtalıkları gereksiz yere çıkarmadan özellikle tüp kökenli yüksek dereceli seröz kanser riskini azaltmaktır.

Yumurtalıkların Korunması Neden Önemlidir?

Menopoz öncesi düşük riskli bir kadında yalnız yumurtalık kanserinden korunmak amacıyla her iki normal yumurtalığın rutin olarak çıkarılması uygun değildir.

Yumurtalıkların erken yaşta çıkarılması cerrahi menopoza neden olur ve uzun dönemde:

üzerinde önemli etkiler oluşturabilir.

Bu nedenle ortalama riskli kadın ile genetik olarak yüksek riskli kadın aynı şekilde yönetilmez.

BRCA1 ve BRCA2 Yumurtalık Kanseri Riskini Artırır mı?

Evet.

BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki patojenik değişiklikler kalıtsal meme ve yumurtalık kanseri sendromunun en önemli nedenlerindendir.

Ailede:

bulunması kalıtsal kanser yatkınlığını düşündürebilir.

Bu hastalarda genetik danışmanlık ve uygun genetik testler gündeme gelebilir.

Lynch Sendromu Yumurtalık Kanseri Riskini Artırır mı?

Evet.

Lynch sendromu en çok kolorektal ve endometrium kanseriyle bilinmesine rağmen bazı Lynch sendromu genlerinde yumurtalık kanseri riski de artabilir.

Bu nedenle ailede hem bağırsak hem rahim hem de yumurtalık kanserlerinin belirli örüntülerde görülmesi genetik değerlendirmeyi gerektirebilir.

Ailemde Yumurtalık Kanseri Varsa Ne Yapmalıyım?

Öncelikle aile öyküsünün ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir.

Önemli olan yalnızca:

“Ailemde kanser var.”

bilgisi değildir.

Kanserin:

ortaya çıktığı önemlidir.

Gerekli durumlarda genetik danışmanlık ve germline genetik test yapılabilir.

BRCA Pozitif Kadınlarda CA-125 ve Ultrasonla Takip Yeterli mi?

Hayır.

Bu çok önemli bir noktadır.

BRCA1 veya BRCA2 gibi yüksek riskli genetik yatkınlığı bulunan kadınlarda bile CA-125 ve transvajinal ultrasonun yumurtalık kanserinden ölümü güvenilir şekilde azalttığı gösterilmemiştir.

Dolayısıyla yüksek riskli bir kadının yalnızca:

“Her altı ayda CA-125 ve ultrason yaptırıyorum.”

diyerek korunmuş kabul edilmesi doğru değildir.

BRCA Pozitif Kadınlarda Koruyucu Ameliyat Nedir?

Çocuk isteği tamamlandıktan ve genetik riskin düzeyine göre uygun yaşa ulaşıldıktan sonra risk azaltıcı bilateral salpingo-ooforektomi gündeme gelebilir.

Bu ameliyatta:

çıkarılır.

Bu yaklaşım yumurtalık ve fallop tüpü kanseri riskini belirgin biçimde azaltır.

Ancak riski tamamen sıfırlamaz; çünkü nadiren primer peritoneal seröz kanser gelişebilir.

Ameliyatın zamanlaması BRCA1 ve BRCA2 için aynı olmayabilir ve kişiye özel planlanmalıdır.

Koruyucu Ameliyatta Tüpler Neden Mutlaka Çıkarılır?

Çünkü günümüzde yüksek dereceli seröz “yumurtalık” kanserlerinin önemli bir bölümünün aslında fallop tüpünün fimbrial ucundan başladığı düşünülmektedir.

Bu bölgede gelişen öncü lezyona:

STIC – seröz tubal intraepitelyal karsinom

adı verilir.

Bu nedenle genetik olarak yüksek riskli kadınlarda yalnızca yumurtalıkların çıkarılması yeterli bir risk azaltıcı cerrahi değildir.

Fallop tüplerinin de tamamen çıkarılması gerekir.

Yumurtalık Kanserinden Tamamen Korunmak Mümkün mü?

Hiçbir yöntem riski tamamen sıfırlayamaz.

Ancak kişinin risk düzeyine göre:

riski önemli ölçüde azaltabilir.

Yumurtalık Kanseri İçin Tarama Testi Var mı?

Günümüzde genel toplum için etkinliği kanıtlanmış rutin bir yumurtalık kanseri tarama testi bulunmamaktadır.

Bu, yumurtalık kanseriyle ilgili en önemli bilgilerden biridir.

Rahim ağzı kanserinde HPV testi ve smear gibi etkili tarama yöntemleri bulunurken, yumurtalık kanseri için benzer şekilde kanıtlanmış bir toplum tarama programı yoktur.

Yıllık Jinekolojik Muayene Yumurtalık Kanserini Erken Yakalayabilir mi?

Jinekolojik değerlendirme kadın sağlığı açısından önemlidir ancak rutin pelvik muayene tek başına etkili bir yumurtalık kanseri tarama yöntemi değildir.

Özellikle küçük ve erken evre yumurtalık kanserlerini yalnızca muayene ile güvenilir şekilde saptamak mümkün değildir.

CA-125 ile Yumurtalık Kanseri Taraması Yapılır mı?

Genel risk grubundaki şikâyeti olmayan kadınlarda CA-125 tek başına rutin tarama amacıyla önerilmez.

CA-125'in iki temel problemi vardır:

  1. Benign hastalıklarda yükselebilir.
  2. Erken yumurtalık kanserinde normal olabilir.

Bu nedenle tarama amacıyla kullanıldığında hem yanlış pozitif hem de yanlış negatif sonuçlara neden olabilir.

Ultrasonla Yumurtalık Kanseri Taraması Yapılır mı?

Transvajinal ultrason yumurtalık kitlesinin değerlendirilmesinde son derece değerlidir.

Ancak:

yumurtalık kitlesi bulunan hastayı değerlendirmek

ile

şikâyeti olmayan sağlıklı kadınlarda yumurtalık kanseri taramak

aynı şey değildir.

Genel toplumda rutin transvajinal ultrason taramasının yumurtalık kanserine bağlı ölüm oranını azalttığı gösterilememiştir.

Ayrıca tarama sırasında saptanan benign kistler gereksiz ameliyatlara neden olabilir.

CA-125 ve Ultrason Birlikte Yapılırsa Tarama Olur mu?

Bu kombinasyon uzun yıllar araştırılmıştır.

Ancak büyük tarama çalışmalarında CA-125 ve transvajinal ultrasonla yapılan rutin toplum taramasının yumurtalık kanserine bağlı mortaliteyi azaltacak düzeyde faydası gösterilememiştir.

Bu nedenle ortalama riskli, belirtisiz kadınlarda rutin tarama önerilmez.

Yumurtalık Kanseri Neden Taraması Zor Bir Kanserdir?

Bunun birkaç nedeni vardır.

Erken evrede:

Ayrıca sağlıklı kadınlarda benign yumurtalık kistleri oldukça sık görülür.

Tarama testi çok hassas hale getirildiğinde bu benign kitlelerin bir bölümü yanlışlıkla şüpheli kabul edilerek gereksiz cerrahiye yol açabilir.

HE4 Yumurtalık Kanseri Tarama Testi midir?

HE4, adneksiyal kitlelerin değerlendirilmesinde bazı klinik durumlarda kullanılabilen bir biyobelirteçtir.

Ancak genel toplum için tek başına kanıtlanmış yumurtalık kanseri tarama testi değildir.

Benzer şekilde CA-125 ve HE4'ün birlikte kullanıldığı algoritmaların temel kullanım alanı taramadan ziyade seçilmiş hastalarda malignite risk değerlendirmesidir.

Yumurtalık Kanserinde Yeni Kan Testleri Geliştiriliyor mu?

Evet.

Araştırmalar:

üzerinde devam etmektedir.

Amaç erken evredeki kanseri yüksek duyarlılık ve özgüllükle yakalayabilecek bir test geliştirmektir.

Ancak bu yöntemler henüz genel toplumda standart yumurtalık kanseri taramasının yerini almamıştır.

Yumurtalık Kanserinden Korunmak İçin Ne Yapılabilir?

Her kadın için tek bir korunma yöntemi yoktur.

Yaklaşım kişinin riskine göre değişir.

Ortalama riskli kadınlarda:

Gereksiz yumurtalık cerrahisinden kaçınılması ve başka nedenle uygun cerrahi yapılırken fırsatçı salpenjektominin değerlendirilmesi düşünülebilir.

Ailesel risk bulunan kadınlarda:

Genetik danışmanlık ve gerektiğinde genetik test önemlidir.

BRCA1/BRCA2 gibi yüksek riskli genetik değişiklik bulunan kadınlarda:

Çocuk isteği tamamlandıktan sonra uygun zamanda risk azaltıcı bilateral salpingo-ooforektomi en etkili korunma stratejilerinden biridir.

İzmir'de Yumurtalık Kanseri Risk Değerlendirmesi

Prof. Dr. Selçuk Erkılınç, yumurtalık kanseri açısından risk taşıyan kadınları, ailede yumurtalık/meme kanseri öyküsü bulunan hastaları ve şüpheli yumurtalık kitlelerini İzmir Mavişehir'de değerlendirmektedir.

Değerlendirmede:

birlikte ele alınır.

Genetik olarak yüksek riskli kadınlarda koruyucu cerrahinin gerekip gerekmediği ve zamanlaması bireysel olarak planlanır.

Cerrahi gereken hastaların operasyonlarını gerçekleştirmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Yumurtalık kanseri en sık kaç yaşında görülür?

Epitelyal yumurtalık kanseri en sık menopoz sonrası dönemde görülür ve yaşla birlikte risk artar.

Genç kadınlarda yumurtalık kanseri olur mu?

Olabilir ancak daha nadirdir. Çok genç hastalarda germ hücreli yumurtalık tümörleri daha önemli hale gelir.

Hiç doğum yapmamak yumurtalık kanseri riskini artırır mı?

Nulliparite artmış riskle ilişkilidir ancak tek başına kanser nedeni değildir.

Tüp bebek tedavisi yumurtalık kanseri yapar mı?

Mevcut veriler fertilite ilaçlarının tek başına invaziv yumurtalık kanseri riskini belirgin artırdığını göstermemektedir. İnfertilitenin kendisi ve altında yatan nedenler de dikkate alınmalıdır.

Doğum kontrol hapı yumurtalık kanseri riskini azaltır mı?

Evet. Uzun süreli oral kontraseptif kullanımı yumurtalık kanseri riskinde anlamlı azalmayla ilişkilidir.

Tüplerin alınması yumurtalık kanserinden korur mu?

Özellikle yüksek dereceli seröz kanser riskini azaltabilir ancak riski tamamen ortadan kaldırmaz.

BRCA pozitifliği yumurtalık kanseri riskini artırır mı?

Evet. BRCA1 ve BRCA2 patojenik varyantları yumurtalık ve fallop tüpü kanseri riskini anlamlı şekilde artırabilir.

BRCA pozitifsem CA-125 ve ultrason yeterli mi?

Hayır. Yüksek riskli kadınlarda bile bu yöntemlerin etkin bir tarama yöntemi olduğu gösterilememiştir.

Yumurtalık kanseri için tarama testi var mı?

Genel toplumda yumurtalık kanserine bağlı ölümleri azalttığı kanıtlanmış rutin bir tarama testi bulunmamaktadır.

CA-125 tarama testi midir?

Hayır. CA-125 yumurtalık kanserinin değerlendirilmesi ve takibinde önemlidir ancak genel toplumda tek başına tarama testi değildir.

Yıllık ultrason yaptırırsam yumurtalık kanserinden korunur muyum?

Hayır. Rutin ultrason taramasının ortalama riskli kadınlarda yumurtalık kanserine bağlı ölümleri azalttığı gösterilmemiştir.

Ailemde yumurtalık kanseri varsa ne yapmalıyım?

Ayrıntılı aile öyküsü alınmalı ve uygun hastalarda genetik danışmanlık ile BRCA1/BRCA2 ve diğer ilgili genler açısından değerlendirme yapılmalıdır.



Prof. Dr. Selçuk Erkılınç

Prof. Dr. Selçuk Erkılınç

Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi uzmanı. 17 yıllık hekimlik deneyimi, 45+ akademik yayını ve profesörlük akademik unvanı ile kadın sağlığı alanında öncü çalışmalar yürütmektedir.

Randevu Al